1. 1954 Mercedes-Benz W196R

Tam 5 kez F1 Dünya Sürücüler Şampiyonu olan ünlü isim Juan Manuel Fangio’nun favori modellerinden 1954 Mercedes-Benz W196R, 2013 yılında İngiltere’deki bir açık arttırmada tam olarak 29.601.500 dolara satıldı. Bu da onu, dünyanın en pahalı otomobilleri listesinde en yukarıya taşıdı.F1’in ilk yakıt enjeksiyonlu otomobili olan W196R için Mercedes-Benz, Bosch firmasıyla ortak bir çalışmaya girişti. Mercedes-Benz W196R, katıldığı 12 yarışın 9’unu kazandı; 2 kere de dünya birincisi oldu. Toplamda 14 tane üretilen bu otomobilden günümüzde geriye sadece 10 tane kaldı. 6 tanesi Mercedes-Benz bünyesinde, 3 tanesi müzelerde sergileniyor, müzayedede satılan versiyonun sahibinin ismi ise gizli tutuluyor.

2. 1967 Ferrari 275 GTB/4 NART Spider

Kuzey Amerika Yarış Takımı (NART) için özel olarak üretilen 1967 Ferrari 275 GTB/4 modelinden sadece 10 tane bulunuyor. Bunlardan biri, 2013 yılında Monterey’de yapılan açık artırmada 27.5 milyon dolara dünyaca ünlü giyim markası Tommy Hilfiger markasının kurucu ekibinden Lawrence Stroll’a satıldı.300 beygir gücündeki 3.286 cc’lik V-12 motoruyla döneminin en güçlü F1 otomobillerinden biri olan 1967 Ferrari 275 GTB/4, değerini katlayarak arttıracak gibi görünüyor. 27.5 milyon dolara satıldığı müzayedede 14 ila 16 milyon dolar arasında bir fiyata alıcı bulacağı tahmin edilen bu araç, daha ikinci teklifte fiyatını 17 milyon dolara çıkarmıştı.

3. Mercedes C1000 Lotec

Dünyada nadir bulunan arabalar konusunda sohbet ediyorsanız Mercedes C1000 Lotec modeli mutlaka sohbet başlıklarından biri olur. 1990 yılında BAE’li bir iş adamına özel olarak üretilen bu model, tam 3.4 milyon dolara mal olmuş ve ondan sadece 1 tane var. 5.6L Mercedes V8 motora sahip C1000 Lotec, karbon fiberden yapılma gövdesi sayesinde oldukça aerodinamik ve hafif bir otomobil. 1000 beygir gücündeki motoruyla maksimum 431 km/s hız yapabildiği söylenen Mercedes C1000 Lotec, 0’dan 200 km/s hıza 8 saniyede çıkabiliyormuş. Araçtan sadece bir tane olduğu için bu bilgiler konusunda kesinlik verilmiyor.

4. Apollo Intensa Emozione

6.3L V12 motoruyla 769 beygir gücüne sahip Apollo Intensa Emozione, 669 Nm tork üreterek maksimum 335 km/s hıza erişebiliyor. 0’dan 100 km/s hıza 2.7 saniyede çıkan bu otomobilin gövdesi de karbon fiber temelli olarak tasarlanmış.Toplamda 10 adet üretilen Apollo Intensa Emozione için 2.3 milyon euro fiyat biçilmiş.

5. Sweptail, Rolls Royce

Uzun yıllardan beri dünyanın en özel otomobillerini üreten Rolls Royce, 1920 ve 30’lardaki araç gövde tasarım tarzından ilham alarak el yapımı ürettiği Sweptail ile dünyanın en pahalı otomobili kavramını astronomik rakamlara çıkardı. İsmini gizli tutmak isteyen bir koleksiyoner tarafından 13 milyon dolara satın alınan Sweptail, şimdiye kadar sıfır bir otomobil için biçilmiş en yüksek değere sahip. Sweptail, aynı zamanda süper yat ve uçak koleksiyonerliği yapan bu kimliği gizli kişinin istekleri doğrultusunda, panoramik cam tavanlı ve iki koltuklu bir coupe olarak tasarlandı.Ön tarafında kullanılan eski tip daire lambalar, Sweptail’e bir gangster otomobili görünümü verirken araç yukarıdan bakıldığında ise lüks bir yata benziyor.Bu araçtan dünyada sadece bir tane var ve Rolls Royce, aracın başka bir kopyasını üretmeyeceğini açıkladı.

6. Koenigsegg CCXR Trevita

Özel yapım araba markaları denilince son yıllarda öne çıkan bir isim var: Koenigsegg. İsveçli bir mühendisin Ferrari ve Bugatti gibi markalara rakip olma hedefi doğrultusunda ortaya çıkardığı Koenigsegg, yüksek performanslı spor otomobiller üretiyor. Lüks arabaların özellikleri denilince akla ilk olarak güçlü motor gelir. 1004 beygir ve 797 tork gücündeki 4.8 litrelik, çift süperşarjlı V8 motoruyla Koenigsegg Trevita, adeta bir canavar! 4.8 milyon dolar değer biçilen ve sadece 3 tane üretilen Koenigsegg CCXR Trevita, aynı zamanda içerisinde elmas parçacıkların serpiştirildiği karbon fiberden imal edilmiş dış gövdeye sahip.

7. 1948 Talbot Lago Grand Sport T26

Dünyada nadir bulunan arabalar listesine bir klasik araba modeli ile devam ediyoruz. 1950 Le Mans 24 yarışlarında Louis Rosier ve oğlunun sürdüğü Talbot Lago Grand Sport (GS), 190 beygir gücündeki (140 kW) Talbot-Lago imzalı 4.5L S6 motoruyla (motor daha sonradan 195 beygir güce yükseltildi) saatte 200 km hız yapabilen bir efsaneydi. 1948 yılında sadece 12 tane üretilen Talbot Lago GS, günümüzde 1.150.000 ila 1.500.000 euro arasında bir değere sahip.

8. 1972 Porsche 916

Sınırlı sayıda üretilmiş otomobiller denilince Porsche’den bahsetmemek olmaz. 1971 Paris Auto Salon kapsamında görücüye çıkan Porsche 916’dan sadece 11 adet üretilmiş. Çelik tavanı, 7 inç genişliğinde 5 kollu Fuchs jantları ve açılır kapanır farlarıyla Porsche 916 modeli, 914 modeline benziyor olsa da ondan çok daha fazlasıydı. 911S modelinin 190 beygir gücündeki 2.4L motoruna sahip 916, 911S modeline göre 75 kilo kadar hafif. 916, 233 km/s maksimum hızıyla zamanında Porsche elinden çıkmış en hızlı otomobildi. Günümüzde 500.000 dolara kadar alıcı bulabilen bu model, her zaman bir klasik olarak kalacak.

9. Rimac Concept One

Hırvatistan menşeli yeni nesil süper otomobil modellerinden Rimac Concept One, 880.000 pound değer biçilen, üst düzey elektrikli motora sahip bir araç. Sınırlı sayıda üretilmiş Rimac Concept One, sadece 8 örneğe sahip. 1073 beygir gücündeki motoruyla 355 km/s hız yapabilen Rimac Concept One, mükemmel yol tutuşu ile dikkat çekiyor. Zamanında dünyanın en hızlı elektrikli otomobillerinden biri olan Rimac, tahtını Concept 2’ye kaptırmış olsa da bu sınıfın en üst modellerinden biri olarak dikkat çekiyor.

10. Aston Martin V12 Vantage V600

Aston Martin, sadece özel üretim spor otomobiller üretmek için Q komisyonunu kurduğundan beri kişiye özel olağanüstü araçlar üretiyor. O araçlardan biri olan Aston Martin V12 Vantage V600 modelinin seri üretimi için modeli satın alan kişiden izin alınabildiği 2018 itibariyle ortaya çıktı. Kişiye özel olarak üretilen otomobiller, eğer onu satan alan izin vermezse seri olarak üretilemiyor. Aston Martin Kreatif Direktörü Marek Reichman, 5.9L V12 motora sahip araçtan sadece 14 tane daha üretileceğini belirtirken aracın tamamen “analog bir vantage” olduğunun altını çizdi.